Yeme Bozuklukları ve İrade

“Bu yiyecekleri yemek zorunda değilsin, biraz iradene sahip çık”, “Biraz sabredip iradeli olsan çok güzel kilo vereceksin”, “İradene sahip çık ki istediğin görünüme ulaş artık”... Bu ve buna benzer pek çok cümleyi dışarıdakilerden ya da iç sesimizden duyarız. Ancak -çoğunuzun fark ettiğini tahmin ettiğim üzere- bu cümlelerin uzun vadede bize zarar vermesi çok daha olasıdır. Zira kişi sürekli bir irade savaşı içerisine girer. Belli bir süre iradesini (?) koruyup bazı yiyecekleri yemeden dursa ve kilo verse dahi sonrasında yiyeceklere karşı bu siyah-beyaz/ iyi- kötü etiketlendirmesi ile birlikte kişi daha fazla dahi yemeye başlayabilir ve tekrardan kilo alabilir. Pek çoğunuz sürekli olarak kilo alma-verme döngüleri içerisine girmiş ve bunu farketmişsinizdir. Yiyeceklere “yenmemesi gereken/yasak yiyecekler” şeklinde bir yaklaşımda bulunmakla beraber irademizi, bu yiyeceklerden uzak durmaya çabalamak için kullanmak bizi uzun vadede yoracak ve istikrarlı bir şekilde ilerlemekten bizi alıkoyacaktır. Bu noktada yiyecekleri etiketlendirmeden onlarla sağlıklı bir ilişki kurabilmek, yediğimiz miktarın ve sıklığının da önemli olduğunu fark edebilmek, bir kere yediğimiz çikolatanın bize 10 kilo aldırmadığını ve her şeyi mahvetmediğini görebilmek ve yolumuza kaldığımız yerden devam edebilmek çok önemli. Zira tüm bunlar fark edilemediğinde yahut bu noktalara dikkat edilmediğinde yemekle olan kötü ilişki, yeme bozukluklarına evrilebilmektedir. Yemeklerle olan bu durum, hayatın merkezine geçebilmekte ve kişinin günlük hayatını da zora sokabilmektedir. Eğer bu konuda yaşadığınız zorluklar varsa ve yemeklerle iyi bir ilişki kuramadığınızı düşünüyorsanız bir profesyonelden yardım almayı düşünebilirsiniz.

Yeme Bozuklukları ve İrade
Randevu Talep Et
Daha Fazla Bilgi
Birlikte
Başarabiliriz
© 2022 Uzm. Dr. Elvan Çiçekçi. All Right Reserved.