Hipnoz ve Mitolojik Kökeni

Uyku tanrısı olarak bilinen Hypnos, gece tanrısı olarak bilinen Nyx’in oğlu, Thanatos (ölüm)’un ise kardeşidir. Thanatos’a, Freud’un bahsettiği yaşam ve ölüm dürtüleri konusundan aşina olabilirsiniz. Özetlemek gerekirse Freud, yaşamın başında çoğunlukla libidinal enerji ile hareket ettiğimizi söyleyerek bu tür dürtüleri Eros (yaşam dürtüsü) olarak tanımlamıştır. Eros, aslında Yunan mitolojisinde yer alan aşk, cinsellik ve şehvet tanrısı olan Eros’tan başkası değildir.


Ancak Freud, daha sonra insani dürtüleri yalnızca Eros ile açıklamanın yetersiz olduğunu fark etmiş ve buna karşıt olarak ölüm tanrısı olan Thanatos’u (ölüm dürtüsü) yerleştirmiştir.. Bu iki güç birbirlerine zıt olduğu gibi aynı zamanda birbirlerini dengeleyici özelliğe sahiptirler. Eros, yapıcılığı ifade ederken Thanatos daha çok saldırganlık ve yıkıcılığı temsil etmektedir. Freud, insanın temelde bu iki dürtü ile hareket ettiğini belirtmektedir.


Randevu Talep Et

Yunan mitolojisinde kardeş olan Thanatos (ölüm) ve Hypnos (uyku)’u John William Waterhouse’un “Sleep and His Half Brother Death (Uyku ve Yarı Kardeşi Ölüm)” adlı eserinde de görebiliriz. Resimde aydınlıkta kalan kişi uyku iken, karanlıkta kalan kişi ölümün ta kendisidir.


Hypnos ise karanlık bir mağarada yaşayan uyku tanrısıdır. Mağaranın yanında bulunan Lethe Irmağı ise kendi suyundan içen kişiye her şeyi unutturma, hafızasını silme özelliğine sahip bir ırmaktır. Uyku burada karakterize edilmiş halde bulunsa da aslında bu karakter, günümüzdeki psikoterapi yönteminin de temelini oluşturmaktadır. Özetlemek gerekirse kişinin, hareketleri kontrol edilebilecek derecede derin bir uyku haline sokulması olarak tanımlanabilen hipnoz, 1882’de Charcot tarafından bugünkü kullanımına benzer şekilde kullanılmış ve bir psikoterapi tekniği olarak ele alınmıştır. Hipnozun geçerliliği ve etkililiği tartışılsa da amacı, bilinçdışına bastırılan düşünceleri bilince getirebilmek ve kişiyi bu düşünceleriyle yüzleştirebilmektir.


Hipnozun tarihine baktığımızda, ülkemizde de buna dair izler görebilmekteyiz. Örneğin Bergama’da bulunan Asklepion Tapınağı eskiden su ve kuş sesleriyle birlikte insanları hipnotize ettiği düşünülen odalara sahip olup hipnoz amacıyla kullanılabilmekteymiş. Asklepion adını sağlık tanrıçası Asklepios’tan alır. Asklepios adına pek çok tapınak yapılmıştır ve bunlara Asklepion adı verilmiştir. Bahsettiğimiz -Bergama’da bulunan- Asklepion ise dünyada bilinen ilk psikiyatri hastanesi olarak bilinmektedir.

Hipnoz ve Mitolojik Kökeni
Randevu Talep Et
Daha Fazla Bilgi
Birlikte
Başarabiliriz
© 2022 Uzm. Dr. Elvan Çiçekçi. All Right Reserved.